Mustafa’ya gittim…
Sarhoş.
Kafayı bulunca ağlayan…
Hoyrat.
Soğuk.
Kalpsiz.
Çevresine eziyet eden… Devamını oku »
Bu yazı toplamda 663, bugün ise 151 kez okunmuş.
Mustafa’ya gittim…
Sarhoş.
Kafayı bulunca ağlayan…
Hoyrat.
Soğuk.
Kalpsiz.
Çevresine eziyet eden… Devamını oku »
Bu yazı toplamda 663, bugün ise 151 kez okunmuş.
Televizyonda bir süredir yayınlanan bir reklam filmi hepimizin içini burkuyor. Bayram sabahı en güzel elbiselerini giyip çocuklarının yolunu gözlemeye başlayan bir yaşlı çiftin nafile bekleyişi üzüyor bizi…
Onların hayal kırıklığında günümüzün yalnız bayramlarının hüznünü yaşıyoruz.
Bayramı anne babasından uzakta tatilde geçirenlerimiz vicdan azabına sürükleniyor.
Filmin finalinde akşam olup da kapıyı davulcular dışında çalan olmayınca yaşlı çift, hazırladıkları şeker yığınının ardında gözyaşı döküyorlar.
Ve reklam filmi, bize istersek bu finali değiştirebileceğimizi söylüyor.
Nasıl değiştireceğiz bu finali?..
O şekerden bir paket yaptıracağız ve ebeveynlerimizin kapısını çalıp onları mutlu edeceğiz.
Bunu yapabilir miyiz?
Biraz zor… Devamını oku »
Bu yazı toplamda 5718, bugün ise 2 kez okunmuş.
Kıymetini bilin
Sizi sizin kadar tanıyan biri; sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin,uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri;
Size sizi anlatmayı seven, sizi başkalarına anlatmayı herşeyden çok seven, sizin için çok şey yapmaya hazır biri; bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuz, sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri;
Yalnızca eşinize anlatabildiğiniz sırlarınızı anlatmaktan çekinmediğiniz,
bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri; Sabahın üçünde “ayıp olur mu” diye endişelenmeden arayabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size duymanız
gerekenleri söyleyen, gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan,masanın başına geçen biri; Kaleminiz, kağıdınız, aynanız, saatiniz,kravatınız olan bazen gölgeniz olan biri; …Ve bazen vicdanınız,eh, bazen de, uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan biri;
Hayatınızda böyle biri…Var mı?
Varsa, kıymetini bilin.
Bu yazı toplamda 2343, bugün ise 4 kez okunmuş.
Ertelenmis bir sevgi borçlusun bana
Sımsıcak kavuşmalar borçlusun
Hiç bir zaman karşı çıkmadım sana
Yürekleri sararmış insanların içinden
Yaşayabildiğim acılar kadar var oldum
Yaşayamadıklarımıda yaşatacaksın biliyorum
Ama haykırabilmek bir uçurumun kenarında
Kahretmek ellerin yaralı yalnızlığına
İste senin farkında olmadan yarattığın eser
Şimdi desem ki terk ediyorum, gidiyorum bu yaşanmışlığı
Umursamayacak mısın?
Hem zaten itilmiş duyguların rehberliğinde yaşanıyor ihanet
Anlasana ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana
Denizi mavi olarak görmüştüm ilk kez
Martıları beyaz olarak hatırlıyorum
Öptüğüm ilk kız kayıtlardan silindi…
Sorgulayamadığım sadece çocukluğum kaldı
Ve yüreğim. Ve ellerim. Ve gece. Ve…
Bana inat tüm yaşadıklarım, hep şahitsiz, hep soğuk…
Hep buruk gülüşmelerde kaldı yasadıklarım…
Baharda üşüyüp hüzne sarıldıysam
Güneşe inattır beslediğim kardelen
Oysa oysa hala ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat
Ertelenmiş bu yudum sevgi.
Bu yazı toplamda 287, bugün ise 8 kez okunmuş.
Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya… En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! Devamını oku »
Bu yazı toplamda 549, bugün ise 9 kez okunmuş.
İnsan bazen arkadaşlarına sevgili gibi davranıyor. Sahipleniyor, kıskanıyor ama gırtlağına çökmeden. Tatlı tatlı flört ediyor ama sınırları aşmadan. Birlikte gülmekten ölüyor, çok ama çok egleniyor, dağıtıyor, yerlere düşüyor, günün cılkını çıkartıyor ama o arkadaş ya, sevgili değil ya, hiç sorun olmuyor.
Herseyi konuşuyorlar, pek fazla sansür uygulamıyor, sürekli anlatıyorlar, fazlasiyla ilgili oluyor; kulaklarını kocaman kocaman açıp, dinliyor.
En önemlisi de büyük bir çoşkuyla sonsuza kadar yapılan işler üzerine konusabiliyorlar, çünkü iş paylaşılabiliyor, birlikte benzer işler üretiliyor.
Müthiş bir keyifle dedikodu yapabiliyor, hatta kendi karısını, kocasını, sevgilisini bile çekiştirebiliyor.
Arkadaslik, bu açıdan insanin hayatını keyifle idame ettirebilmesi için büyük bir avantaj oluyor. Devamını oku »
Bu yazı toplamda 335, bugün ise 2 kez okunmuş.
Özledim Seni
Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
Beynimi uyuşturuyor özlemin…
Çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum Devamını oku »
Bu yazı toplamda 426, bugün ise 9 kez okunmuş.
Bir dönem dünyayı sallamış bir efsane grup için ne hazin final!..
Kurucularını çoktan toprağa vermişlerdi.
Artık birbirlerini görmüyorlardı bile…
“En Küçükleri”nin ölüm döşeğinde buluştular son kez…
Kim bilir nelerden konuştular.
Çıkan ikili, gözyaşlarını sildi gizlice…
Kalan, ölüm için saat saymaya devam etti. Devamını oku »
Bu yazı toplamda 215, bugün ise 1 kez okunmuş.
ALDIĞIMIZ FİYATA
Keçecizâde’nin Rusya’da bulunduğu sıralarda Rus Çarı, Keçecizâde Fuad Paşa’ya takılır:
- Paşa şu Girit’i satsanız!
- Hay hay, satalım ekselans
- Kaça satarsınız?
- Aldığımız fiyata
Girit’in yirmi seneyi aşkın bir zamanda ve binlerce şehitle alındığını bilen Çar sararır.
Devamını oku »
Bu yazı toplamda 596, bugün ise 0 kez okunmuş.
Yani “Bugün telefon etmedi” demeden, “Su an nerede acaba?” diye kendi kendinizi yemeden,
“Yas günümü hatırlayacak mı acaba?” diye bir beklenti içine girmeden…
Sevdiniz mi hiç?
Onun, size ait olmadığını kabul edip,onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi? Devamını oku »
Bu yazı toplamda 625, bugün ise 13 kez okunmuş.